"En güzel isimler Allah’ındır. Onun için siz O’na bu isimlerle dua edin…”
A’RÂF - 180

O Allah ki, yaratandır, kusursuzca var edendir, şekil ve suret verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.
HAŞR-24

......................................................................................................................................................................

Yâ ALLAH
Esmasının sonsuzluğunda tek olan, tekliğinde esmasının sonsuzluğunu kuşatan, mutlak ilah.

 Yâ RAHMÂN
Fark gözetmeden tüm mahlukata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.

Yâ RAHÎM
Müminlere hususi rahmet gösteren, sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.

Yâ MELİK
Tüm yaratılmışların gerçek sahibi, mülkün mutlak maliki, herşeyi emri altına alan mutlak hükümdar.

Yâ KUDDÛS
Her noksanlıktan ve hatadan sonsuz derecede uzak ve övgüye layık, mutlak derecede tam ve temiz olan.

Yâ SELÂM
Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.

Yâ MÜ'MİN
Güven veren, emin kılan, kalplere iman bahşeden.

Yâ MÜHEYMİN
Her şeyi görüp gözeten, kollayıp koruyan.

Yâ AZÎZ
Sonsuz izzet sahibi, her şeye galip gelen.

Yâ CEBBÂR
Dilediğini yapan, yaptıran, emir ve fermanına karşı konulamayan, mutlak kudret sahibi.

Yâ MÜTEKEBBİR
Büyüklükte dengi, benzeri olmayan, mutlak büyüklüğünü tüm kainatta gösteren.

Yâ HÂLIK
Yaratan, yoktan var eden; kendisi yaratılmaktan münezzeh olan; herşeyin varlığını, tüm hal ve hadiseleri hal ve hadiseleri tayin ve tespit eden.

 Yâ BÂRİ
Her şeyi kusursuz, birbirine uyumlu ve uygun yaratan.

Yâ MUSAVVİR
Varlıklara şekil veren, herşeye münasip suret giydiren, ilham veren.

Yâ GAFFÂR
Günahları örten, çok mağfiret eden.

Yâ KAHHÂR
Herkesi ve tüm mevcudatı dize getiren, her şeye, her istediğini yapacak surette hükmünde mutlak galip olan.

Yâ VEHHÂB
Çeşit çeşit nimetleri, hediyeleri karşılıksız, sürekli ve bolca ihsan eden.

Yâ REZZÂK
Bütün mahlukatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.

Yâ FETTÂH
Bereket kapılarını, kilitli gönülleri, tılsımlı düğümleri, türlü zorlukları, rahmet kapılarını açan.

Yâ ALÎM
Mutlak ilim sahibi, herşeyi her yönüyle bilen, hiçbir şey kendisinden gizlenemeyen.

Yâ KÂBID
Dilediğini, dilediği ölçüde azaltan, sıkan, daraltan.

Yâ BÂSIT
Dilediğini, dilediği ölçüde çoğaltan, rahatlatan, genişleten.

Yâ HÂFID
Maddi manevi dereceleri alçaltan, düşüren.

Yâ RÂFİ
Maddi, manevi dereceleri yükselten, yücelten.

Yâ MUİZZ
Dilediğini aziz kılan, izzet bahşeden, şereflendiren.

Yâ MÜZİLL
Dilediğini hikmet ve adaletiyle zelil kılan, zillete düşüren.

Yâ SEMİ
Her sesi duyan, sadayı işiten.

Yâ BASÎR
Herşeyi ve her şeyin gerçek hakikatini gören.

Yâ HAKEM
Hikmetle hükmeden, mutlak hüküm sahibi, hakkı batıldan ayıran, hakkı yerine getiren.

Yâ ADL
Sonsuz derecede kuşatıcı adaleti herşeyde tecelli eden, mutlak adil.

Yâ LATÎF
Gizli incelikleri bilen, her şeyde incelikli sanatı görünen, umulmadık iyilikler ve faydalar bahşeden.

Yâ HABÎR
Geçmiş ve gelecek, maddi ve manevi, gizli ve açık, küçük ve büyük her şeyden haberdar olan.

Yâ HALÎM
Cezada acele etmeyen, yumuşak davranan ve mühlet tanıyan.

Yâ AZÎM
Sonsuz azamet sahibi, yücelikte eşi olmayan, hüküm ve hakimiyetinde yüceliği ve azameti görünen.

Yâ GAFÛR
Affı, mağfireti bol, çirkin halleri gizleyen.

Yâ ŞEKÛR
Rızası için yapılan işlere ziyadesiyle karşılık veren.

Yâ ALİYY
Görünen ve düşünülen her şeyden üstün, sonsuz yücelik sahibi.

Yâ KEBÎR
Büyüklükte dengi ve benzeri olmayan.

Yâ HAFÎZ
Herşeyin hıfz ve himayesi elinde bulunan, herşeyi en iyi hıfz ve himaye eden, kendisi muhafazaya muhtaç olmayan.

Yâ MUKÎT
Her yaratılmışın rızkını, gıdasını tayin eden, vakitlice veren.

Yâ HASÎB
Kulların hesabını en iyi bilen, en süratle gören, hiçbir hesap O’na ağır gelmeyen.

Yâ CELÎL
Sonsuz derecede celalet, yücelik ve azamet sahibi olan.

Yâ KERÎM
Kerem, lütuf ve ihsanı en üstün olan, ikramı en güzel olan, karşılıksız bahşeden.

Yâ RAKÎB
Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan, uyku ve gafletten sonsuz derecede uzak olan.

Yâ MUCÎB
Her nidaya en güzel cevap veren, en iyi icabet eden, duaları, istekleri kabul eden.

Yâ VÂSİ
Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi kuşatan, hiçbirşey icraatı dışında kalmayan.

Yâ HAKÎM
Her iş ve emrinde hikmet sahibi, her şeyi hikmetle yaratan.

Yâ VEDÛD
Kullarını pek seven ve sevdiren, sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya en layık olan.

Yâ MECÎD
Şanı yüce, kadri büyük, Zatı şerefli, işleri güzel, ihsanı sonsuz ve her türlü övgüye layık bulunan.

Yâ BÂİS
Cesetlere hayat bahşeden, ölümden sonra tekrar dirilten.

Yâ ŞEHÎD
Her yerde hazır ve her şeye nazır olan, herşeye müşahede eden.

 Yâ HAKK
Varlığı hakiki olan, hiç değişmeden duran, hakkı ortaya çıkaran.

Yâ VEKÎL
Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.

Yâ KAVİYY
Kuvveti sonsuz olan, herşeye gücü yeten, zaaf ve aczden münezzeh olan.

 Yâ METÎN
Kuvvet, kudret ve metanet kaynağı.

Yâ VELİYY
Müminlerin velisi, en yakın dostu, en kuvvetli sahibi; dostlarını ve inananları koruyup gözeten.

Yâ HAMÎD
Nihayetsiz hamd ve senaya layık olan, ancak kendisine hamd ve sena olunan, hamd ve iyiliğe en güzel karşılık veren.

Yâ MUHSÎ
Yarattığı ve yaratacağı tüm mevcudatın sayısını tastamam bilen.

Yâ MÜBDİ
Maddesiz, mayesiz, örneksiz yoktan var edip yaratan, varlık alemi yokken başlatan.

Yâ MUÎD
Yarattıklarını ve mevcudatı öldürüp, yok edip, sonra tekrar yaratan.

Yâ MUHYÎ
Mahlukatı yoktan var edip hayat ihsan eden, ihya eden, dirilten, can ve ruh veren.

Yâ MÜMÎT
Mahlukatın ölümünü yaratan, her canlıya ölümü tattıran.

Yâ HAYY
Mutlak, ezeli ve ebedi hayat sahibi.

Yâ KAYYÛM
Zatı ile kaim olan, vücudu hiçbir vücuda dayanmayan, herşey kendisine dayanan, yeri göğü, herşeyi tutan.

Yâ VÂCİD
Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini istediği vakit bulan.

Yâ MÂCÎD
Kadri ve şanı yüksek, keremi ve ihsanı bol olan.

Yâ VÂHİD
İsimlerinde, sıfatlarında, fiillerinde ve Zatında dengi, benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.

Yâ SAMED
Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu, ıstırapların dindirileceği, ihtiyaçların giderileceği tek merci.

Yâ KÂDİR
İrade ettiği herşeye acze düşmeden gücü ve kuvveti yeten, istediğini istediği gibi sonsuz kudretiyle yapan.

 Yâ MUKTEDİR
Dilediği gibi tasarruf eden, herkesi istediği gibi yönlendiren, tüm mevcudatı kudreti altında tutan mutlak kudret sahibi.

Yâ MUKADDİM
Dilediğini öne geçiren, ileri alan, şereflendiren.

Yâ MUAHHİR
Dilediğini geri bırakan, erteleyen, alçaltan.

 Yâ EVVEL
Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.

Yâ ÂHİR
Ebedi olan, varlığının sonu olmayan.

Yâ ZÂHİR
Varlığı, isimleri, sıfatları açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen.

Yâ BÂTIN
Her şeyin içyüzünü kaplayan, akılların idrak edemediğini kuşatan, nazarlardan gizli kalan.

Yâ VÂLÎ
Tüm kainatı tek başına idare eden.

Yâ MÜTEÂLÎ
Yaratılanlar için mümkün olanlardan sonsuz derece yüce olan.

Yâ BERR
İyilik, ikram ve ihsanı sınırsız olan.

Yâ TEVVÂB
Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan, kullarına tevbe etmeleri için tekrar tekrar sebepler yaratan, rahmetine davet eden.

Yâ MÜNTEKİM
Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.

Yâ AFÜVV
Affı çok olan, pişmanları, günahları affetmeyi seven.

Yâ RAÛF
Pek merhametli ve şefkatli olan, çok acıyan ve esirgeyen.

Yâ MÂLİK-ÜL MÜLK
Mülkün, her varlığın yegane sahibi.

 Yâ ZÜL-CELÂLİ VEL İKRÂM
Azamet ve pek büyük ikram sahibi.

Yâ MUKSİT
Her işi birbirine uygun ve yerli yerinde yapan.

Yâ CÂMİ
İrade ettiği maddi, manevi her şeyi, istediği an bir araya getirmek kudretine sahip olan.

Yâ GANİYY
Mutlak zenginlik sahibi, mahlukata muhtaç olmayan.

Yâ MUGNÎ
İhtiyaç gideren, lütfuyla istediğini zengin kılan.

Yâ MÂNİ
Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.

Yâ DÂRR
Acı, elem ve zarar verici şeyleri yaratan, hikmeti gereği, irade buyurduklarına adaletle elem ve zarar veren.

Yâ NÂFİ
Tüm iyilikler ve menfaatler elinde bulunan, fayda veren şeyleri yaratan, dilediğine menfaatler, iyilikler takan.

Yâ NÛR
Alemleri nurlandıran, kalplere nur veren.

Yâ HÂDÎ
Her mevcuda vazifesini bildiren, yaratıldığı gayeye yönlendiren, doğruyu murat eden ve dilediği kullarına hidayet veren.

Yâ BEDÎ
Emsalsiz, misilsiz, taklitsiz, eşsiz ve en güzel tarz ve surette yaratan, mevcudiyetinin delilleri herşeyde görünen.

Yâ BÂKÎ
Tüm isim ve sıfatlarıyla ezeli ve ebedi var olan, varlığı zamanla sınırlanamayan.

 Yâ VÂRİS
Her şeyin hakiki sahibi olan, mülk yalnız O’na kalan.

Yâ REŞÎD
Her işini kusursuz, hak ve doğru yürüten, işleri adalet ve hikmetlere dayanan, iyi ve güzel takdir sahibi olan, irşad eden, doğru yolu gösteren.


Yâ SABÛR
Fırsat tanıyan, çok sabreden. 

.................................................................................................................................................................

Yâ RAB
Hakimiyetinde idare ve tedbirinde vezir ve yardımcısı bulunmayan, derece derece yükselterek, en mükemmele erişinceye kadar gözetip kollayan, terbiye eden.

Yâ MÂLİK
Varlığın mutlak sahibi.

Yâ EKREM
En büyük kerem sahibi, en cömert.

Yâ İLÂH
Eşsiz ve emsalsiz yaratıcı.

Yâ A'LÂ
Mutlak derecede üstün ve yüce.

Yâ EHAD
Birliğinde zıddı olmayan, taklit edilemeyen tüm sanat ve eserlerinde tekliği görünen.

Yâ FA'ÂL
Dilediğini yapan, yapmasında daim olan.

Yâ MÛHİT
Herşeyi sıfat ve esmasıyla kuşatan, hiçbirşey emir, irade, ilim ve kudretinin dışına çıkamayan, ondan kaçamayan.

Yâ HALLÂK
Her daim yaratmakta olan.

Yâ NASÎR
Eşsiz yardım ve destek sahibi.

Yâ KADÎR
Herşeye gücü yeten, bir ölçü takdir eden, herşeyin kıymetini belirleyen.

Yâ FÂTIR
Herşeyi örneksiz, taklitsiz, emsalsiz ve misilsiz olarak en mükemmel tarz ve surette yoktan var eden, vücuda getiren, yarattıklarına fıtrat veren

Yâ HAFÎ
Mükemmel ilgilenen, ihtimam eden, yakından izleyen.

Yâ HAYR
Hayrın kaynağı, eşsiz hayr sahibi.

Yâ HAK
Hakikatın mutlak ve eşsiz kaynağı.

Yâ MELÎK
İdaresinde eşsiz ve benzersiz.

Yâ MURSİL
Eşsiz sevk eden, yönlendiren.

Yâ MEVLÂ
Eşsiz, sadık ve mutlak dost, en iyi ve en güzel efendi

Yâ KARÎB
Herşeye herşeyden sonsuz derecede yakın olan, kendisini sevenlere rahmetiyle yardımıyla yakın olan.

Yâ ĞÂLİB
Mutlak galip olan, hiçbir kuvvet O’na karşı gelemeyen.

Yâ FÂLIK
Herşeyi herşeyden ortaya çıkaran.

Yâ SÂDIK
Her işi, her sözü doğru olan, ahdini vaadini yerine getiren.

Yâ KÂFÎ
Arzulanan, istenilen maddi, manevi her şeye yeten.

Yâ MUNZİR
Eşsiz uyaran, hatırlayan, ihtar eden.

Yâ ŞÂKİR
Şükür ve iyiliğe en güzel tarzda karşılık veren.

Yâ MUBÎN
Sıfat ve isimleri her yerde görünen, yarattıkları ile varlığı ve birliği tam açıklığa kavuşan, mahlukatına gerekli herşeyi açıklayan.

......................................................................................................................................................................

Yâ ALLÂM
İlmiyle herşeyi kuşatan.

Yâ ÂMİR
Mutlak emir sahibi olan, hiçbir şey ve hiçbir kimse emrinden çıkamayan, tüm kainat emriyle hareket eden.

 Yâ ÂSIM
Maddi, manevi her türlü düşman ve beladan koruyup muhafaza eden.

Yâ ATÛF
Pek merhametli, şefkatiyle kullarına yönelen. 

Yâ AZÎMÜR-RECÂ
Tüm ümitleri, emelleri, bekleyişleri rahmetiyle karşılayan.

Yâ BEŞÎR
Kullarına en güzel müjdeleri veren, cennete ve ebedi saadete çağıran.

Yâ BURHÂN
Yol gösteren, mevcudiyetinde şüphe olmayan.

Yâ CÂBİR
İhsan eden, kötüyü iyiye çeviren, selamet veren, ıslah eden.

Yâ CÂİL
Var olan herşeyi kendisi var eden, her fiil ve hareket kendi elinden çıkan, herşey O’nun yapmasıyla meydana gelen.

 Yâ CEMÎL
Nihayetsiz gerçek güzellik sahibi.

Ya CEVÂD
Sonsuz ihsan ve cömertlik sahibi.

Yâ DÂFİ
Belaları, müsibetleri, zararları, düşmanları defeden.

Yâ DÂÎ
Kullarını kendini tanımak ve itaat etmekle, her türlü hayır, güzellik ve bol rahmete çağıran.

Yâ DÂİM
Tüm esması ve sıfatıyla baki kalan. 

Yâ DELÎL
Hak ve hayrın rehberi

Yâ DEYYÂN
Amellere layık karşılık veren, zayi etmeyen.

Yâ EAZZ
Mağlup olmaz, acze düşmez, sonsuz izzet ve kuvvet sahibi olan.

Yâ EBED
Varlığı sonsuz olan.

Yâ EBERR
En iyi ve güzel, bol ihsan eden, hayır ve iyilikte nihayet derecede üstün olan.

Yâ ECELL
Celal ve yüceliğinde herşeyden nihayetsiz derecede üstün olan.

Yâ EHAKK
Varlığı, birliği, isim ve sıfatları herşeyden daha hak ve aşikar olan.

Yâ EMCED
Kadr ve şanı büyük, azamet ve şeref sahibi olan.

Yâ EMÎN
Kendisine emanet edilen herşeye en iyi bakan, kalplere huzur, akıllara güven veren.

Yâ ENİS
Dostluğundan üstün hiçbir şey olmayan, dostluğu ile en yüce lezzetlere erişilen, kendisini zikir edip ananları kendisine yakın kılan, yakınlık bahşeden.

Yâ FÂDIL
Karşılıksız, sebepsiz bol bol nimet ihsan eden.

Yâ FÂİL
Kainatta devamlı tazelenen isim ve sıfatlarının tecelliyatını gösteren, hadsiz hareket ve faaliyet kendi fiili olan.

 Yâ FÂRİC
Bela ve musibetlerden, dert ve kederlerden kurtarıp rahatlığa çıkaran, gam ve keder sahiplerine sevinç kapıları açan.

 Yâ FÂTİH
Maddi, manevi açılan her kapı, feth edilen her yer emriyle olan.

 Yâ FERD
İsim ve sıfatlarında benzeri olmayan, tek ve bir olan.

Yâ GÂFİR
Rahmetiyle günahları affeden.

Yâ GUFRÂN
Mağfireti bol olan, çok bağışlayan.

Yâ ĞAFÛR
Çok mağfiret eden, kullarını bağışlamayı seven.

Yâ HABÎB
En hayırlı dost, en yakın sahip, dostluğu kazanılmaya en layık olan, bol nimet ve ihsanıyla daima sevilen.

Yâ HAFİY
Şiddeti zuhurundan ve azameti kibriyasından gizlenmiş olan

Yâ HALÎM
Kendisine isyan edip karşı gelenlere güzel muamele eden, fırsat tanıyan, hemen cezalandırmayan, yumuşaklıkla muamele edip mühlet tanıyan

Yâ HANNÂN
Çok rahmet eden, en latif merhametini gösteren.

Yâ HASÎB
Herşeyin hesabını zamansız, mutlak sürat içinde en iyi gören.

Yâ KÂBİL
Tüm mevcudattan dergahına yükselen ibadet ve zikirleri, iyi niyetleri kabul eden, kendisine tevbe edip sığınanları rahmetiyle karşılayan.

Yâ KÂDÎ
Hacetleri yerine getiren, adaletle hükmeden, her emrini sonsuz kudretiyle icra eden.

 Yâ KADÎM
Mevcudiyetinin bidayeti ve sonu olmayan, ezeli ve ebedi olan.

Yâ KÂHİR
Herşeye galip gelen, zalimleri dize getiren, tedbir ve takdiri geri çevrilemeyen, kahrıyla herşeye üstün gelen.

Yâ KÂİM
Muhtaç olmadan, bizatihi var olan.

Yâ KÂMİL
Hiçbir ayıp ve kusuru bulunmayan, tüm olgunluk ve kemalat kendi eseri olan.

Yâ KÂSIM
Adaletle bölen, taksim eden.

Yâ KÂŞİF
Dilediğini gözler önüne seren, kötülükleri izale, iyilikleri izhar eden.

Yâ KEFÎL
Tüm mevcudat ve mahlukatın maddi, manevi tüm ihtiyacına mutlak kefil olan, yaratılmışların ihtiyaçlarını, güçlüklerini üstlenen.

Yâ KERÎM
Cömert. Sonsuz ikram ve kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden.

Yâ MABUD
Kendisine ibadet edenleri kulluğuna mazhar edip ibadetlerini kabul buyuran.

 Yâ MADÛV
Dua edilmeye en layık, en çok çağrılan.

Yâ MAHBÛB
Kendisini sevenleri sevgisine mazhar eden, onların sevgilisi olan, sevilmeye en layık olan.

Yâ MAHMUD
Kendisine hamd edenlere hamd kapılarını açan, rahmet eden.

Yâ MAKSÛD
Kendisine yönelenlere yönelen, onların en büyük gayesi olan, umulan en hayırlı murad,
en yüce gaye olan.

Yâ MÂRUF
Kendisini tanıyanları tanımasına mazhar edip onlara marifetinin kapılarını açan, tanınması
onlara en büyük ihsan olan.

Yâ MATLÛB
İstenilen herşeyden sonsuz derecede istenilmeye layık olan, akıl, kalp ve ruhun kendisiyle rahat ve huzur bulduğu.

Yâ MECÎD
Azametinde şanı yüce, kadri büyük, sonsuz şeref, azamet ve nimet sahibi.

Yâ MEKÎN
Yüce, sarsılmaz makam sahibi olan, herşeyi kolayca çekip çeviren, yerli yerine yerleştiren.

Yâ MELİ
Bitmez tükenmez hazineler sahibi

Yâ MENNÂN
Çok ihsan eden, hakiki iyilik sahibi.

Yâ MERĞUB
Kendisini arayanları bulan, en büyük rağbet edilen.

Yâ MEŞHÛD
Her yerde eseri görülen.

Yâ MEŞKÛR
Kendisine şükredenleri rızasına mazhar edip şükürlerini kabul eden, şükredilmeye en layık olan.

Yâ METÎN
Güven ve karar sahibi olan, herşeyi külfetsiz sağlam yapan, kudretine hiçbir şey engel olamayan.

 Yâ MEVCUD
Kendisini arayanların yanında, her yerde her an hazır olan.

Yâ MEVSÛF
Birlik ve vahdaniyetine inananlara vasıflarını bildiren, kendini tanıtan.

Yâ MEZKÛR
Zikredilmeye en layık olan, kendisini zikredenleri zikreden, feyzlere garkeden.

Yâ MUÂFÎ
İlletlerin elem ve acısı yerine, sıhhatteki afiyet ve mutluluk nimetini bahşeden.

Yâ MUAKKIB
İstediğinin yerine istediğini koyan, yapılan işleri tüm iyilik ve kötülüğüyle tartan.

Yâ MUAVVİN
İhtiyaç sahibi her mahlukun yardımına koşan, mevcudatı birbirinin yardımına koşturan.

Yâ MUAZZAM
Yüceliği ve azameti tüm mevcudatı kaplayan.

Yâ MUAZZİM
Azamet kendisine mahsus olan.

Yâ MUFADDIL
Dilediğini üstün kılan.

Yâ MUFASSIL
Varlığının delillerini en açık şekilde belirten, hakkı batıldan, iyiyi kötüden ayıran.

 Yâ MUGÎS
Her dertlinin kurtarıcısı, darda kalan, çıkmaza girenlerin imdadına gelen, feryadına koşan.

 Yâ MUĞNÎ
Nihayetsiz hazinelerinden dilediğini maddi manevi varlıklı kılan, hacetleri gideren.

Yâ MUHAVVİL
Kainattaki tüm hal ve durumları değiştiren, tüm eşyayı halden hale sokan, değiştiren,
kullarını da halden hale sevkeden.

Yâ MUHSİN
İyilik ve ihsanı bol olan, güzellikle muamele eden.

Yâ MUÎN
En iyi yardım eden, medet bekleyenlerin imdadına yetişen.

Yâ MUKADDİR
Her mevcudatın herşeyini bir miktar, ölçü ve ahenk içinde yaratan, parçaları bütüne uygun yapan.

 Yâ MUKALLİB
Dilediğini dilediği yöne çeviren, kalpleri, suretleri, tüm mevcudatı değiştiren, çevirip döndüren.

 Yâ MUKARRİB
Sevgili kullarını kendisine yakın eden, yakınlığıyla şereflendiren, tüm yakınlıklar iradesiyle olan.

Yâ MUKAVVÎR
Herşeyi döndüren, çekip çeviren.

Yâ MUKÎL
Ayağı kayıp düşecek olanları tutup kaldıran, affeden.

Yâ MUKÎM
Mülkünde tek olarak daim ve kaim olan.

Yâ MURAGGIB
Kullarını iyiliğe, güzelliğe, rahmetine ve cennete teşvik eden, rağbetlerini artıran.

Yâ MURZÎ
Dilediğini razı eden, mahlukatı rahmetiyle memnun eden, iyilik yapanı hoşnut eden.

Yâ MÛSİ
Dilediği maddi, manevi her şeye bolluk ve genişlik veren.

 Yâ MUTAHHİR
Dilediği herkesi ve herşeyi maddi, manevi kirlerden pak ve temiz kılan.

 Ya MU'TÎ
Sual edilen her haceti, lazım olan her nimeti, arzu edilen herşeyi veren.

 Yâ MÜBEDDİL
Hikmetiyle mevcudatın halini, tavrını, nakışını devamlı surette değiştiren

Yâ MÜBEŞŞİR
Kendine iman edip uğrunda ibadet ve sabredenleri cennetle müjdeleyen.

Yâ MÜBEYYİN
Açıklanması  gerekeni en iyi surette, dilediği yolla beyan edip bildiren.

Yâ MÜCÂB
İcabete ve itaate en layık, çok icabet edilen.

Yâ MÜCEMMİL
Maddi, manevi herşeyi dilediği ölçüde güzelleştiren.

Yâ MÜCÎB
Hikmet dairesinde herşeyin hacetine, her canlının isteğine, herbir kulun duasına rahmetiyle
cevap veren

Yâ MÜDEBBÎR
Tüm mevcudatı her şeyiyle en güzel tarzda intizam ve ahenk içinde tek başına tedbir ve idare eden.

Yâ MÜHEVVİN
Zorlukları kolaylaştıran, rahata çeviren.

 Yâ MÜKEMMİL
Dilediği herşeyi tamamlayan, kemale erdiren.

 Yâ MÜKEVVÎN
Herşeyi vücuda getiren, her mevcuda mahsus vücut veren.

Yâ MÜKRİM
Tüm nimetler kendi ikramı olan, daima ikramda bulunan.

Yâ MÜLÂKKİN
Herbir mevcuda rabbini ve diğer mevcuda dair fıtri vazifesini bildirip ilham veren.

 Yâ MÜLEVVİN
Mevcudatı uyumlu bir tarzda, rengarenk nakışlarla her an bezeyen, yenileyen.

 Yâ MÜNA'İM
Mahlûkata hesaba gelmeyen ve münasip şekillerde çeşit çeşit nimetler ihsan eden.

Yâ MÜNCÎ
Kendisine sığınanları tehlikelerden, kötülüklerden kurtarıp necat veren.

Yâ MÜNEVVİL
Tüm yaratılmışlara bol nimet ve ihsan eden.

Yâ MÜNEVVİR
Maddi ve manevi tenvir eden, aydınlatan.

Yâ MÜNEZZİL
Melekleri, kitapları, bereketi, gazabı, belayı ve dilediği herşeyi dilediği yere indiren.

 Yâ MÜNÎR
Herşeyi aydınlatan, alemleri, akılları, hakikati tenvir eden.

 Yâ MÜNZİR
Kullarını günah ve kötülüklerin ceza ve akıbetinden sakındırıp uyaran.

 Yâ MÜREBBÎ
Herşeyi terbiye eden, besleyip büyüten.

Yâ MÜRETTİB
Herşeyi bir tertip ve düzen içinde yaratan, yerli yerine koyan.

 Yâ MÜRTECÂ
Musibete uğrayanların umut kayağı, ümitsizliğe düşenlerin tek mercii.

 Yâ MÜSEBBİB
Herşeyi hikmetiyle sebebe bağlayan, gerekli sebepleri icat eden, gerekli şartları hazırlayan.

Yâ MÜSEHHİL
Zorlukları kolaylaştıran.

Yâ MÜSTEÂN
Kendisinden yardım dilenen, imdat istenen.

YÂ MÜYESSİR
Mahlukatın doğma ve büyümesinde, hayra yönelmesinde kolaylıklar ihsan eden.

Yâ MÜZEKKİR
Şuur sahiplerine güzel öğütleyen, peygamberler ve kitaplar vasıtasıyla kullarına vazifelerini hatırlatan.

 Yâ MÜZELLİL
İstediğini zelil eden.

Yâ MÜZEYYİN
Her mahluku ve hadiseyi kendine mahsus tarzda hikmetle ve sanatla süsleyen.

Yâ NÂHİ
Nehyetmek, sakındırmak, yasak kılmak ancak kendi iradesine bağlı olan.

 Yâ NÂSIR
Yardım edip nusret veren, zafere kavuşturan, galibiyet ancak kendi elinde bulunan, dostlarını sahipsiz bırakmayan.

 Yâ NÂZIR
Herşeye kuşatıcı nazarıyla birden bakan, tüm mahlukatın her an halini gören.

 Yâ NEZÎR
Nefis ve şeytana uyanları tevbeye sevk etmek için şiddetli azaptan korkutup sakındıran.

 Yâ RÂDÎ
Kullarını sevip, onlara razı olunacak yolu bildiren, sevgili kullarını rızasıyla en yüce makam olan rıza makamına çıkaran.

 Yâ RÂFİ
Herşeyin yükselişi, derece ve mertebesi elinde bulunan, kendisi yükseltilmekten münezzeh olan.

Yâ RÂZIK
Tüm mahlukatın her çeşit rızık ve ihtiyaçlarını bahşeden, rızk kazanma sebeplerini yaratan.

 Yâ RECÂ
Her dertliye deva, ümit ve şevk veren.

 Yâ REFİK
Pek vefalı dost olan.

 Yâ SABBÂR
Çok sabreden ve sabır gücü ihsan eden.

Yâ SÂBIK
Herşeyden önce olan, iradesi, ilmi ve kudreti herşeyi geçen, galip gelen.

Yâ SÂİK
Herşeyi ve herkesi takdiriyle istediği yere ve gayeye sevk eden.

 Yâ SÂLİM
Her türlü acz, kusur ve noksandan münezzeh olan.

 Yâ SÂNİİ
Tüm eşyanın benzersiz, emsalsiz sanatkarı, herşeyi en güzel sanatlı yapan, herşeyde sanatı görünen.

 Yâ SÂTİR
Maddi, manevi ayıpları kusurları, çirkinlikleri örtüp gizleyen.

 Yâ SERÎ
İşleri en süratli şekilde yapan ve yaratan, hesabı zamansız gören.

Yâ SETTÂR
Kötülükleri, çirkinlikleri rahmetiyle örten.

 Yâ SULTÂN
Gerçek saltanat ve hüküm sahibi.

Yâ SÜBHÂN
Şirkten ve noksan sıfatlardan münezzeh olan.

Yâ ŞÂFİ
Maddi, manevi her derde deva, her illete çare olan; hikmetiyle dilediği kullarına taraf çıkan, hak ettikleri cezayı affeden, şefaatçilerin en yücesi, şefaat ve affı en bol olan.

Yâ ŞEDÎD
Asilere ve isyankarlara azabı, kahrı, intikamı pek şiddetli olan.

Yâ ŞEFİK
Pek şefkatli.

Yâ ŞEFÎ
Yardıma gelmede, ihtiyaçları vermede, günahları affetmede gerçek şefaat sahibi.

Yâ ŞERÎF
Sonsuz lütuf ve güzel davranışında en yüce makam ve şeref sahibi olan

Yâ TABÎB
Maddi manevi tüm dertlere deva, hastalıklara şifa bahşeden

Yâ TÂHİR
Temiz olanlardan sonsuz derece pak ve temiz olan.

Yâ TÂLİB
Kullarına kendine çağıran, onlardan emrine uymalarını, rahmetine koşmalarını isteyen.

 Yâ VÂFÎ
Sözünü yerine getiren, vefalı olan.

Yâ VEFİY
Söz ve ahidlerinde vefalı olan, hakları sahiplerine eksizsiz veren, mevcudatın tüm hacetini ifa eden.

Yâ VİTİR
Bir ve tek yaratıcı olan, isim ve sıfatlarında eşi, dengi ve benzeri olmayan.

Yâ ZÂKİR
Kendisini yad ve zikredenleri en güzel tarzda zikreden, rahmetle anan.

Yâ ZÂMİN
Kendisine bırakılan, teslim edilen herşeyi en iyi koruyan, her türlü ihtiyacı karşılayan.

Yâ ZEKİY
Kusur ve ayıptan her cihetle temiz ve pak olan.

Yâ ZEL EMÂN
Tüm korkulardan emin kılan, hıfzeden

 Yâ ZÜL MENNİ VEL BEYÂN
İhsan eden, bol nimetiyle herkesi minnet altına alan, beyan ve delil gösteren.














ALLAH, RAHMAN, RAHİM, MELİK, KUDDÜS, SELAM, MÜMİN, MÜHEYMİN, AZİZ, CEBBAR, MÜTEKEBBİR, HALIK, BARİ, MUSAVVİR, GAFFAR, KAHHAR, VEHHAB, REZZAK, FETTAH, ALİM, KABID, BASIT, HAFID, RAFİ, MUİZZ, MÜZİLL, SEMİ, BASİR, HAKEM, ADL, LATİF, HABİR, HALİM, AZİM, GAFUR, ŞEKUR, ALİYY, KEBİR, HAFİZ, MUKİT, HASİB, CELİL, KERİM, RAKİB, MUCİB, VASİ, HAKİM, VEDUD, MECİD, BAİS, ŞEHİD, HAKK, VEKİL, KAVİYY, METİN, VELİYY, HAMİD, MUHSİ, MÜBDİ, MUİD, MUHYİ, MÜMİT, HAYY, KAYYUM, VACİD, MACİD, VAHİD, SAMED, KADİR, MUKTEDİR, MUKADDİM, MUAHHİR, EVVEL, AHİR, ZAHİR, BATIN, VALİ, MÜTEALİ, BERR, TEVVAB, MÜNTEKİM, AFÜVV, RAUF, MALİK-ÜL MÜLK, ZÜL-CELALİ VEL İKRAM, MUKSİT, CAMİ, GANİYY, MUGNİ, MANİ, DARR, NAFİ, NUR, HADİ, BEDİ, BAKİ, VARİS, REŞİD, SABUR, RAB, MALİK, EKREM, İLAH, GAFUR, ALA, FAAL, MUHİT, HALLAK, NASİR, KADİR, FATIR, HAFİ, HAYR, HAK, MELİK, MURSİL, MEVLA, KARİB, ĞALİB, FALIK, SADIK, KAFİ, MUNZİR, ŞAKİR, MUBİN, ALLAM, AMİR, ASIM, ATUF, AZİMÜR-RECA, BEŞİR, BURHAN, CABİR, CAİL, CEMİL, CEVAD, DAFİ, DAİ, DAİM, DELİL, DEYYAN, EAZZ, EBED, EBERR, ECELL, EHAD, EHAKK, EMCED, EMİN, ENİS, FADIL, FAİL, FARİC, FATİH, FERD, GAFİR, GUFRAN, HABİB, HAFİY, HALİM, HANNAN, HASİB, KABİL, KADİ, KADİM, KAFİ, KAHİR, KAİM,  KAMİL, KASIM, KAŞİF, KEFİL, KERİM, MABUD, MADUV, MAHBUB, MAHMUD, MAKSUD, MARUF, MATLUB, MECİD, MEKİN, MELİ, MENNAN, MERĞUB, MEŞHUD, MEŞKUR, METİN, MEVCUD, MEVSUF, MEZKUR, MUAFİ, MUAKKIB, MUAVVİN, MUAZZAM, MUAZZİM,  MUFADDIL, MUFASSIL, MUGİS, MUĞNİ, MUHAVVİL, MUHSİN, MUİN, MUKADDİR, MUKALLİB, MUKARRİB, MUKAVVİR, MUKİL, MUKİM, MURAGGIB, MURZİ, MUSİ, MUTAHHİR, MUTİ,  MÜBEDDİL, MÜBEŞŞİR, MÜBEYYİN, MÜCAB, MÜCEMMİL, MÜCİB, MÜDEBBİR, MÜHEVVİN,  MÜKEMMİL, MÜKEVVİN, MÜKRİM, MÜLAKKİN, MÜLEVVİN, MÜNAİM, MÜNCİ, MÜNEVVİL, MÜNEVVİR, MÜNEZZİL, MÜNİR, MÜNZİR, MÜREBBİ, MÜRETTİB, MÜRTECA, MÜSEBBİB, MÜSEHHİL,  MÜSTEAN, MÜYESSİR, MÜZEKKİR, MÜZELLİL, MÜZEYYİN, NAHİ, NASIR, NAZIR, NEZİR, RADİ, RAFİ, RAZIK, RECA, REFİK, SABBAR, SABIK, SAİK, SALİM, SANİİ, SATİR, SERİ, SETTAR, SULTAN, SÜBHAN, ŞAFİ, ŞAKİR, ŞEDİD, ŞEFİK, ŞEFİ, ŞERİF, TABİB, TAHİR, TALİB, VAFİ, VEFİY, VİTİR, ZAKİR, ZAMİN, ZEKİY, ZEL EMAN, ZÜL MENNİ VEL BEYAN.